Alfa'nın Sözleşmesi

Alfa'nın Sözleşmesi

Oleh:  Taylor WestBaru saja diperbarui
Bahasa: Turkish
goodnovel18goodnovel
Belum ada penilaian
30Bab
5Dibaca
Baca
Tambahkan

Share:  

Lapor
Ringkasan
Katalog
Pindai kode untuk membaca di Aplikasi

Ebeveynlerini yanlışlıkla öldürmesi Neah’ın hayatını altüst etmişti. İşlediği suçların cezası olarak kurt yetileri bağlandı ve öz kardeşi tarafından bir köle hayatına mahkûm edildi. Yirmi iki yaşına geldiğinde buradan nasıl kurtulacağını bilmiyordu. Hayattan ümidini kesmiş ve sadece günlerini sağ salim atlatmaya çalışıyordu. Sürüler arasındaki bir anlaşma, güçlü ve kızıl gözlü Alpha Dane’nin gelişine vesile oldu. O, herkesin korkulu rüyasıydı; buna rağmen Neah ona karşı duyduğu hayranlığa engel olamıyordu. Neah’ı anlaşmaya dahil etmek, Alpha Dane’nin planları arasında asla yoktu. Ancak genç kızın yaydığı o tuhaf koku onu kendine çekmişti. Hele kardeşinin ağzından dökülen yalanları duyduktan sonra onu geride bırakamayacağını biliyordu. Fakat Neah ile tanışmak sadece başlangıçtı. Alpha Dane, bir yandan Neah’ın meydan okumalarıyla uğraşırken, diğer yandan da sırlarının gün yüzüne çıkmasını önlemeye çalışan eski sürüsünün hayatını cehenneme çevirmesiyle baş etmek zorunda kalacaktı.

Lihat lebih banyak

Bab 1

BÖLÜM 1

Neah

“Nerede bu kahrolası?” Beta'nın kükrediğini duydum. Beta Kyle’nin benden bahsettiğini biliyordum. Ne de olsa bu evin tek hizmetçisi bendim. İnleyerek ayağa kalktım, temizlik sepetini kapıp yanıma aldım.

Beta Kyle beni gördüğü gibi üzerime doğru yürüdü ve tokadı yanağıma patladı. Sesimi çıkarmadım. Yılların tecrübesi bana her ne koşulda olursa olsun ağzımı sıkı tutmayı ve ancak benimle konuşulduğunda konuşmayı öğretmişti, bana yaptıkları canımı yaksa bile.

“Alfa Trey ve ben bir misafir bekliyoruz fakat sen hâlâ sana söylendiği halde ofisi temizlememişsin.” Beta Kyle kelimeleri yüzüme tükürür gibi söyledi.

Başımı onaylarcasına salladım. Elim temizlik sepetinin sapını daha sıkı kavradı. Bir anlığına cesaretimi toplayıp sepeti kafasına geçirebilsem günüm bayram olurdu. Fakat kendimi tuttum, o benden güçlüydü. Bir hafta daha aç bırakılıp kilit altında kalmaya ihtiyacım yoktu. Midem zaten yeterince ağrıyordu.

“Alfa Dane üzerinde iyi bir izlenim bırakmaya çalışıyoruz. Onun sürüsüyle birleşmemizin bizim için ne kadar önemli olduğunu anlamıyor musun?!”

Cevap vermedim. Bunun bir tuzak olduğunu biliyordum. Beni konuşturmaya çalışıyordu, böylece kendince beni cezalandırmak için bir sebep bulacaktı. Yüzüne bakmak zorunda kalmamak için bakışlarımı aşağı eğdim.

Alfa Dane. Onun hakkında yalnızca söylentiler duymuştum. Ben odadayken diğer sürü üyelerinin aralarında konuştuğu şeyler. Anladığım kadarıyla acımasız bir adamdı. Başkalarının korktuğu bir Kurttu. Şakası yoktu ve en büyük sürüye sahipti.

“O, dünyanın en büyük sürüsü Kara Gölge’nin Alfa’sı, ona ihtiyacımız var!” diye devam etti Beta Kyle. Fakat bunun nedenini söylemedi.

Daha önce hiç saldırıya uğramamıştık ve biz de kimseye saldırmamıştık. O hâlde neden başka bir sürünün yardımına ihtiyacımız vardı?

Ellerini omuzlarıma koydu, tırnaklarını incelmiş derime geçirdi ve beni çevirip ofise doğru iterken kıçıma tekmeyi bastı. Uzaklaşırken, “İşe yaramaz kahrolası Kurt” diye mırıldandı.

Kapıyı sessizce kapatıp arkasına yaslandım ve zaten tertemiz olan ofisi inceledim. Dağınık hiçbir şey yoktu. Bu sözde çok güçlü olan Alfa’yla yapılacak toplantı için her şey kusursuz görünüyordu.

Gözlerimi kapattım ve kendimi yere bıraktım. Bu evden nefret ediyordum. On sekiz yaşıma bastığımda sonunda kaçabileceğimi sanmıştım. Ama aradan dört yıl geçmişti ve ben hâlâ buradaydım. Kendi evimde bir köleydim. Abim Alfa Trey ve sürü için bütün pis işleri yapıyordum. Bu sırada eski eşim Beta Kyle ise etrafta salına salına dolaşıp bana ne kadar değersiz olduğumu hatırlatıyordu.

Birinin boğazını temizlediğini duymamla donup kaldım. Burada yalnız olduğumu sanıyordum. Öne doğru eğilip baktığımda hemen köşedeki sandalyede oturan yakışıklı bir adam gördüm. Bir bacağını diğer dizinin üzerine atmış, elindeki içki bardağını ağır ağır çeviriyordu. Kısa saçları koyu, gözleri ise tuhaf, koyu kızıl bir renkti.

Gözleri aniden bana kayınca kalbim küt küt atarken kendimi çarparcasına kapıya yasladım.

"Bütün Alfaları böyle mi karşılarsın?" Derin sesi odanın içinde uğuldadı, tonunda alaycı bir tını vardı.

“Özür dilerim.” diye fısıldadım ayağa kalkarak. “Ben… ben yalnız olduğumu sanmıştım.” Kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu ama Kurdum yanımda olmasa bile ondan yayılan gücü hissedebiliyordum. O da kendini tanıtmadı, zaten neden tanıtsın ki?

“Yaklaş.” diye emretti. Boğazımda çoktan bir yumru oluşmuştu. Alfa Trey beni öldürecekti.

Köşeden çıkıp bana söyleneni yaptım. Beni düzgünce görebilmesi için karşısında durdum. Gözlerimi kapattım ve en kötüsünü bekledim.

“Kokun tuhaf. Ama bir kurtsun, değil mi?”

Başımı salladım. Nasıl tepki vereceğini kestiremiyordum. Benim hakkımdaki gerçeği öğrendiklerinde çoğu kişi gülmüştü.

“Benimle konuşmanı tercih ederim.” diye hırladı. “Oyun oynayacak havamda değilim.”

“Evet.” diye fısıldadım. Katlanmak zorunda kalacağım cezaları düşünmeden edemiyordum. Belki bir kırbaç? Ya da bir hafta daha açlık?

“Neden tuhaf kokuyorsun? Ve odada olduğumu anlamaman nasıl mümkün olabilir? Kokumu almış olmalıydın.”

“Ben…” Bu sorudan nefret ediyordum.

“Çıkar ağzındaki baklayı, seni tüm gün bekleyecek halim yok!” İçkisinden büyük bir yudum aldı.

Neden kokusunu alamadığımı biliyordum. Neden varlığının farkına varamadığımı da biliyordum ama insanlara nedenini anlatmak asla istediğim ya da sevdiğim bir şey değildi. Asla hikâyeyi kendi tarafımdan anlatmama izin vermezlerdi. Tek yaptıkları gülmek ve benimle dalga geçmekti.

“Biriyle konuşurken gözlerini açmalısın. Karşındakine bakmamak kabalıktır. Alfan sana hiçbir şey öğretmedi mi?” Derin sesi beni ürpetti.

Yavaşça gözlerimi açtım ama bakışlarımı aşağı indirdim. Onunla göz göze gelmem mümkün değildi. “Kurt yetilerim bağlandı.” diye mırıldandım. İki kez diye eklemek istedim içimden, yetilerim iki kez bağlandı. Ama muhtemelen bu kısmıyla ilgilenmiyordu.

Öne doğru eğildi ve bardağını dikkatlice yanındaki küçük masaya bıraktı. Bana baktığını hissedebiliyordum. “Neden biri böyle bir şey yapsın ki?”

Eğer abimin görüşeceği Alfa buysa, fazla konuşarak her şeyi mahvedebilirdim. “Bir cezaydı.” diye fısıldadım. Gerçekten çok uzak sayılmazdı ama verebileceğim en basit cevap buydu.

Yanağı seğirdi. Böyle bir cezayı duyduğu için öfkelenmiş miydi? Yoksa diğerleri gibi o da mı bunu eğlenceli bulmuştu? Anlayamıyordum.

Kapı aniden açıldı ve abim bana doğru hırladı. “Neah, ofisimde ne halt yiyorsun sen?” Ardından kızıl gözlü adama döndü. “Kız kardeşimin verdiği rahatsızlıktan dolayı sizden özür dilerim Alfa Dane.”

Kahretsin, oydu.

Abim hışımla bana döndü ve vurmak için elini kaldırdı. Gözlerimi kapatarak kendimi o yanma hissine hazırladım.

“Yerinde olsam bunu yapmazdım.” Alfa Dane’nin sesi odanın içinde uğuldadı.

Gözlerimi aralayarak baktım. Alfa Dane ayağa kalkmıştı ve eli abimin bileğine dolanmıştı.

Abimden daha uzun ve daha kaslıydı. “Neah” Adım dilinden ağır ağır döküldü, “sağ olsun bana ofisine kadar eşlik ediyordu Alfa Trey, çünkü sen talep ettiğim üzere beni kapıda karşılama zahmetinde bulunmadın. Şanslıymışım ki içeride biri vardı, en azından bu anlaşmanın önemini kavrayan birileri varmış.”

Ne? Neden bahsettiği hakkında hiçbir fikrim yoktu. Üstelik benim için yalan söylemesi için bir sebebi de yoktu.

Abim çenesini sıkarak bana ters ters baktı. Bunun bedelini daha sonra ödeyecektim. Sanırım gizlice yemek yürütmeye çalışmam gerekecekti.

“Git Beta Kyle’yı çağır.” dedi Alfa Trey, öfkeyle. “Misafirimizin geldiğini söyle.”

Başımı salladım ve hızla odadan çıktım. Kavga eden erkeklerin arasında kalmak istediğim son şeydi.

“Beta Kyle.” diye fısıldadım, yemek salonuna girerken. Koyu renk gözleri anında bana dikildi. Benimle konuşulmadan konuşmuştum. “Alfa Trey, ofiste Alfa Dane ile birlikte. Size haber vermem söylendi.”

Gazeteyi masaya çarparak bıraktı ve yanımdan geçerken bana ters ters baktı. “Dua et Alfa beni çağırman için seni buraya gönderdi, yoksa birkaç gün gün yüzü göremezdin.”

Arkamda duraksayıp parmaklarını saçıma dolayarak başımı geriye doğru çekti. Bana doğru sokulduğunda sıcak nefesini tenimde hissettim. Konuşmadı; bu sadece istediği şeyi, istediği zaman yapabileceğini kanıtlama şekliydi.

Ofisten olabildiğince uzak durabilmek için kendimi meşgul etmeye çalıştım. Ama huzurum uzun sürmedi. Abimin bana seslendiğini duydum.

Sessizce ofise doğru yürüdüm. Kapıyı açarken yüzüme zoraki bir gülümseme yerleştirdim.

“Neah, şampanyayı ve kadehleri getir. Kutlama yapıyoruz.”

Başımı eğdim ve aceleyle içki dolabına gittim. Abimin istediği şeyi çabucak buldum. Ofise tekrar girdiğimde, Alfa Dane’nin her hareketimi izlediğini hissedebiliyordum. Ensemdeki tüyler bile diken diken olmuştu. Kimse beni hiç bu kadar dikkatle izlemezdi.

Alfa Dane’nin sandalyesinin yanındaki küçük masaya yaklaştım ve kadehleri doldurmaya başladım. Şampanya şişesini elimden alarak kendi kadehini doldurabilecek durumda olduğunu söyledi.

Yanaklarımın yandığını hissettim. Utandığım için değil. Bunun yüzünden cezalandırılacağımı bildiğim için. Daha hızlı olmalıydım. Ofise girmeden önce kadehleri doldurmalıydım. Keşke bunu yapmış olsaydım…

Abimin bana dik dik baktığını görünce zihnim dondu.

“Neah senin kız kardeşin, değil mi?” diye sordu Alfa Dane, abime.

“Evet.” diye homurdandı Alfa Trey, tiksintiyle. Bakışlarını benden ayırıp soru soran adama çevirdi.

“Ona neden bok gibi davranıyorsun?” Doğrudan konuya girmişti. Abim bundan hoşlanmazdı. Bilgiyi yalnızca kendi istediği şekilde paylaşmayı severdi.

Kimse abime bana neden böyle davrandığını sormamıştı. Çünkü herkes beni dövmekten büyük zevk alıyordu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Hareket edemiyordum ama buradan çıkmam gerektiğini biliyordum. Eğer bu anlaşma benim yüzümden suya düşerse bu da benim suçum olacaktı.

“Neah, ebeveynlerimizin ölümünden sorumlu,” diye tükürürcesine konuştu Alfa Trey.

Gözlerimi kapattım, dışarı taşmak üzere olan gözyaşlarımla savaştım.

“Ne demek sorumlu?” Alfa Dane’nin sesi içimde yankılandı. Kesinlikle öfkeliydi.

“Onlara Kurtboğan verdi.”

Tampilkan Lebih Banyak
Bab Selanjutnya
Unduh

Bab terbaru

Bab Lainnya
Tidak ada komentar
30 Bab
Jelajahi dan baca novel bagus secara gratis
Akses gratis ke berbagai novel bagus di aplikasi GoodNovel. Unduh buku yang kamu suka dan baca di mana saja & kapan saja.
Baca buku gratis di Aplikasi
Pindai kode untuk membaca di Aplikasi
DMCA.com Protection Status