Duygu Yılmaz sendeleyerek neredeyse dengesini kaybediyordu.Doktor, Lütfü Tekin'i yeni muayene etmişti. Can'ı görünce konuştu:"Can Bey, geldiniz. Lütfü Bey'in Yaşam Bey'in durumu şimdilik iyi, sadece biraz zayıf, bakıma ihtiyacı var. Beslenmesine ve dinlenmesine dikkat edin, en önemlisi moralini yüksek tutun. Yaşlı adamı mutlu edin, sakın üzmeyin."Doktor sözünü bitirip çıktı.Lütfü Tekin yarı yatar pozisyondaydı, eliyle işaret etti:"Can, Duygu, bugün nikâh cüzdanınızı almışsınız, değil mi? Size söylemiştim, baş başa keyfinize bakın, beni görmeye gelmeyin diye.""Lütfü Bey." Duygu'nun alnı terlemişti. "Özür dilerim…"Lütfü Tekin şaşırdı. "Hâlâ böyle mi hitap ediyorsun? Bir de, neymiş bu özür?""Ben…"Bileğini sıkıca kavrayan Can, sözünü kesti:"Duygu'nun demek istediği, siz daha hastanedeyken bizim keyfimiz nasıl yerinde olabilir? Mecburen sözünüzü dinlemedik."Duygu şaşkındı. Gerçek yüzünü ele vermeyecek miydi?"Ha ha, biliyordum, Duygu uslu bir çocuktur."Lütfü Tekin yürekten güldü
Read more